Zayıflık

Posted by Keops | Diyet & Zayıflama & Kilo Verme | Pazartesi 2 Ağustos 2010 02:24

İdeal kilonun yüzde 10 altında bulunmaya zayıflık denilir.
Zayıf olmak hastalık değildir.
Ancak bir kişi devamlı zayıflıyorsa ve kilo kaybediyorsa hastalık belirtisi olarak alınabilir ve sebebin araştırılması gerekir.
Genellikle, doktorlara zayıflık şikayeti ile müracaat edenlere sık rastlanır.
Kilo almak isterler. Böyle durumlarda doktorun yapacağı en uygun iş, sağlıklı olduğuna ikna etmek ve kilo almasının şart olmadığını izah etmektir.

- İştah açıcı ilaçların, vitamin ve minerallerin şişmanlamaya faydası yoktur.
- Çok ısrarla şişmanlamak isterse de, kuru üzüm, kuru incir, reçel, bal cazip, hamur işleri yemesi tavsiye edilir.

Gece işemesi idrar kaçırma çiş kaçırma

Posted by Keops | Bebek Çocuk Sağlığı | Pazartesi 2 Ağustos 2010 00:11

Halk arasinda gece isemesi olarak bilinen, tibbi adiyla Enürezis Nokturna dünyada oldugu gibi ülkemizde de sik görülen bir sorundur. Asagida bu konuyla ilgili kisa bir bilgi sunulmustur. Bu konudaki sorularinizi da bu köseye bekliyoruz. Enürezis Nokturna 5 yasindan büyük çocuklarda geceleri tibbi bir neden olmaksizin yinelenen idrar kaçirmalaridir. Saglikli çocuklar da uyku öncesi asiri sivi aldiklarinda gece idrar kaçirabilirler. ENdan bahsedebilmek için idrar kaçirma sikliginin ard arda gelen 3 ayda haftada 2 kereden fazla olmasi veya idrar kaçirmanin sikinti verici ya da islevselligi (örn. okulda) bozucu etkilerinin olmasi gereklidir. Idrar kaçirma sadece gündüzleri de olabilir (Enürezis Diürna). Bir de hem gece hem gündüz olan tipi vardir. Enüretik çocuklarin %80i mesane kontrollerini hiç kazanmamislardir, bir baska deyisle bebekliklerinden beri idrar kaçirmaktadirlar (Birincil EN). Kalan %20si ise idrar kaçirma sorunlarinin olmadigi bir dönem (en az 1 yil) sonrasinda idrar kaçirmaya baslarlar (Ikincil EN). EN ülkemizde çocuk ruh sagligi birimlerine en sik basvuru nedenleri arasindadir. Bes yasindaki çocuklarin yaklasik %15inde EN görülmektedir. Kendi kendine de düzelebilen ENnin sikligi yas ilerledikçe azalmakta, eriskin yaslarda %1 oraninda devam etmektedir.

Olus nedenlerinde birden çok etken üzerinde durulmaktadir. Bu etkenlerin basinda ailesel yatkinlik gelmektedir. Enüretik çocuklarin birinci derece yakinlarinda küçükken idrar kaçirma orani %75dir. Ayrica, bu çocuklarda mesane kapasitesinin düsük oldugu ; gece idrarin azalmasini saglayan hormonun bu çocuklarda normal düzeyine geç ulastigi gibi arastirma sonuçlari da vardir. Bir de psikososyal etkenlerin çok önemli oldugu durumlar söz konusudur. Özellikle ikincil EN’si olan çocuklarda idrar kaçirmanin zorlu yasam olaylari (kardes dogumu, okula baslama, tasinma, hastaneye yatma, anne babanin bosanmasi, anne ya da babanin bir nedenle uzaklasmasi gibi) sonrasinda baslayabildigi görülmektedir.

EN kendi kendine düzelen bir durum olmakla birlikte idrar kaçirmanin çocuga ve aileye sikinti vermesi, çocugun kendine güvenini azaltabilmesi, birlikte baska davranis ve duygulanim sorunlarinin olabilmesi nedeniyle tedavi önerilmektedir. Tedaviye baslamadan önce çocuk hekimi tarafindan çocugun fiziksel muayenesi yapilmali, idrar kaçirmaya yol açabilecek diger nedenler (idrar yolu enfeksiyonu, ürolojik sorunlar, seker hastaligi, epilepsi gibi) gözden geçirilmelidir.

Eger idrar kaçirma fiziksel bir nedenle açiklanamiyorsa tedaviye uyku öncesi alinan sivinin kisitlanmasi, uyku sirasinda çocugun uyandirilip tuvalete götürülmesi, idrar kaçirmadigi günler için ödüllendirme ile baslanir. Sadece bu önerilerle yakinmalari çok azalan, hatta geçen çocuklar vardir. Bunlara yanit alinamazsa ilaç tedavisi denenir. Birincil EN tedavisi çocuk hekimlerince de yapilabilir. Ancak olgular tedaviye dirençliyse, birlikte davranis ve duygulanim sorunlari varsa, zorlu yasam olaylarindan sonra baslayan ikincil EN söz konusu ise bir çocuk ruh sagligi birimine basvurmak gereklidir.

Aileye öneriler (gece işemesi idrar kaçırma çiş kaçırma): Eger çocugunuz idrar kaçiriyorsa telasa kapilmayin. Idrar kaçirmaya neden olabilecek bir tibbi sorunu varsa bu sorunun tedavisi ile idrar kaçirmanin geçecegini, eger tibbi bir sorun yoksa Enürezis Nokturnanin kendi kendine düzelebilen bir durum oldugunu unutmayin. Idrar kaçirdiginda çocugunuza kizmayin, onu utandirmayin, baska çocuklari örnek göstermeyin, cezalandirmayin. Çocugunuza bu sorunun çok da önemli olmadigini ama onu etkiledigini düsündügünüz için bir doktora götürmek istediginizi, tetkik ve tedavi süresince ona destek olacaginizi anlatin ve öncelikle bir çocuk hekiminden randevu alin.

Gilbert sendromu

Posted by Keops | Bebek Çocuk Sağlığı | Pazartesi 2 Ağustos 2010 00:09

Gilbert sendromu, karaciğerin, alyuvar hücrelerinin parçalanması ile üretilen, bilirubin adındaki maddeyi gerektiği gibi işleme koymadığı, yaygın görülen, hafif bir karaciğer bozukluğudur. Aynı zamanda yapısal hepatik işlevsizlik, indirekt iyi huylu bilurubinemi ve ailevi hemolitik olmayan sarılık olarak da bilinen Gilbert sendromu genellikle tedavi gerektirmez ve ciddi komplikasyonlar oluşturur.

Hatta, Gilbert sendromu iyi huylu yapısı nedeniyle, genellikle hastalık olarak kabul edilmez. Bu rahatsızlığın bulunduğu çoğu insan bunu, kan testinde bilirubin düzeylerindeki artış görüldüğü zaman, tesadüfi olarak fark etmektedir. Gilbert sendromu ABD nüfusunun yüzde 3ü ila yüzde 10unu etkilemektedir. Erkeklerde bu rahatsızlık kadınlara göre daha sık görülür.

√ Kalıtsal bir rahatsızlık olan Gilbert sendromu doğuştan mevcuttur. Ender olarak semptomlara yol açsa da, bilirubin düzeyini süt sarılığına neden olacak kadar yükseltebilir. Bilirubin tehlikeli bir düzeye ulaşmasa da, meydana gelmesi halinde, huzuru kaçıran bir görüntü arz edebilir. Genellikle, bilirubin fazlası, cildi etkilemeden önce gözlerin aklarının sarıya dönmesine neden olur. Eğer bilirubin düzeyinin artışı devam ederse, cildiniz sarımsı bir renk alabilir.

√ Eğer sizde Gilbert sendromu varsa, bir dizi etken bilirubin düzeyini artırabilir. Bunlar aşağıdakileri içerebilir:
• Soğuk algınlığı veya grip gibi enfeksiyonlar dahil olmak üzere hastalık
• Regl olma
• Aç kalma veya öğün atlama
• Dehidrasyon ( Susuz kalma)
• Aşırı yorulma
• Gilbert hastası olan bazı kiÅŸiler bayılma, halsizlik ve karın aÄŸrısı nöbetleri yaÅŸamaktadırlar. Öte yandan, Gilbert’in gerçek anlamda bu gibi semptomlara neden olup olmadığı ya da bunların stresle mi yoksa baÅŸka rahatsızlıklarla mı ilgili olduÄŸu bilinmemektedir.

√ Karaciğeriniz sarımsı bir pigment olan bilirubini doğal olarak üretir. Bu, eski alyuvar hücrelerinin parçalanmasıyla açığa çıkan normal bir atıktır. Bilirubin, kan dolaşımınız aracılığı ile karaciğerinize geçer. Normal beden işleyişinde, karaciğer hücrelerindeki bir enzim, bilirubinin parçalanmasına ve kan dolaşımından atılmasına yardımcı olur. Bilirubin, karaciğerden bağırsaklara safra aracılığı ile geçer. Daha sonra vücuttan dışkı ile atılır. Kanda az miktarda bilirubin kalır.

Öte yandan, Gilbert sendromunun bulunduğu kişiler, bilirubinin parçalanmasına neden olan enzimi kontrol eden anormal bir geni kalıtım yolu ile alırlar. Bu gen, anormalliği enzim düzeyinin daha düşük olmasına sebebiyet verir. Bunun sonucunda, bilirubinin, indirekt bilirubin adı verilen bir türü, kanda aşırı miktarda birikebilir. Bazı uzmanlar, Gilbert sendromunun sadece bilirubin düzeyleri aralığındaki normal bir değişkenlik olduğu kanısındadır.

√ Risk Faktörleri
Anormal genlerin kalıtım yoluyla alınmasına ek olarak, Gilbert sendromuna yakalanma olasılığını artırdığı bilinen hiçbir risk faktörü bulunmamaktadır.

√ Eğer cildinizde veya gözünüzün normal durumda beyaz olan bölümlerinde sarımsı bir renk olduğunu fark ederseniz, bunu sağlık bakımı sağlayıcınıza vakit geçirmeden bildirin. Gilbert sendromu dışında çeşitli rahatsızlıklar sarılığa yol açabilir ve tıp testleri ile muayeneleri ciddi rahatsızlıkları olasılık dışı bırakabilir.

√ Eğer sizde sarılık varsa, sağlık bakımı sağlayıcınız sizde Gilbert sendromu veya başka bir rahatsızlık olduğundan şüphelenebilir. Öte yandan, Gilbert sendromu çoğu zaman sadece, hastalık, cerrahi ameliyat veya yaşam sigortası poliçesi satın almak gibi, sağlıkla ilgili başka nedenlere yönelik olarak kan testinden geçildiği zaman, tesadüfen öğrenilir. Gilbert sendromu doğuştan mevcut olsa da, genellikle bilirubin üretiminin arttığı ergenliğe veya sonraki dönemlere kadar teşhis edilmez.

Doktorunuz, fiziksel bir muayene ve ek kan testleri gerçekleştirilmesini isteyebilir. Gilbert sendromu ile sarılık nöbeti yaşamadığınız takdirde, hiçbir fiziksel belirti veya semptom göstermezsiniz. Yaygın kan testleri aşağıdakileri içerir:
• Eksiksiz kan sayımı CBC
• Karaciğer işlev testleri KCFT

Gilbert sendromu teşhisi genellikle kan testlerine dayalı olarak konabilir. Gilbert sendromunda, hafifçe artan indirekt bilirubin düzeyi haricinde, sonuçların tümü genellikle normal olacaktır. Sizde Gilbert sendromu varsa, kanınızdaki bilirubin düzeyi dalgalanma gösterebilir. Normal düzey aralığına göre her zaman daha yüksek olmaz. Eğer ilk kan testinizde normal bilirubin düzeyi olduğu gösterilirse, doktorunuz testin birkaç kez tekrar edilmesini önerebilir.
(daha fazla…)

Grip aşısı influenza aşısı

Posted by Keops | Bebek Çocuk Sağlığı | Pazartesi 2 Ağustos 2010 00:08

Grip Aşısı (İnfluenza)
İnfluenza, kış aylarında adale ağrıları, ateş, öksürük gibi belirtilerle seyreden bir infeksiyon hastalığıdır. Basit virutik hastalıklardan farklı olarak ciddi salgınlar yapabilmektedir. 1889 yılından günümüze kadar 5 defa tüm dünyayı saran salgınlar olmuş, 1918 ve 1919 salgınlarında 25 milyondan fazla insanın ölümüne yol açmıştır.

Hastalığın tedavisi yoktur. Ancak aşıyla korunulması mümkündür. Gripe neden olan İnfluenza virusu sürekli yapısını değiştirmektedir. Bu nedenle influenza aşısı yapılırken o yıl için hazırlanmış olan aşılar kullanılmalıdır. Aşının hangi yıla ait olduğu kutusunda belirtilmektedir. Her yıl sonbaharda 9 yaşından küçüklere 1 ay arayla iki doz, büyüklere tek doz yapılmalıdır. Aşı miktarları yaş gruplarına göre ayarlanmalıdır.

√ İnfluenza Aşısı Kimlere Yapılmalıdır?:
1) İnfluenzaya yakalandığında yaşamı tehlikeye girebilen yüksek riskli gruplar:
* 65 yaş üzerinde olanlar,
* Kronik akciğer-kalp ve damar hastalığı olan çocuk ve erişkinler, Bronşial astım, Kronik tıkayıcı akciğer hastalığı
* AIDS’liler,
* Bakımevinde bulunanlar, sürekli tıbbi bakıma muhtaç olanlar,
* Metabolizma hastalıkları (Şeker hastalığı)
* Kronik böbrek hastalığı,
* Orak hücre anemisi ve diğer hemoglobin bozuklukları,
* Bağışıklık sistemi baskılanmış olanlar,
* Uzun süreli aspirin tedavisi almakta olan hastalar

2) Yüksek riskli kişilere infeksiyonu bulaştırma ihtimali olanlar:
* Doktor, hemşire ve diğer sağlık personeli,
* Bakımevinde çalışanlar
* Yüksek riskli hastayla teması olan aile bireyleri ve diğer kişiler.

Havale konvülsiyon

Posted by Keops | Bebek Çocuk Sağlığı | Pazar 1 Ağustos 2010 23:12

Çocuklarda görülen bir sinir sistemi bozukluğudur. Başlı başına bir hastalık olmayıp, diğer bir hastalığın belirtisidir.

Sinir sistemleri tam gelişmediğinden, çocuklar büyükler gibi ateşli ve ağır seyreden hastalıklara tahammül gösteremezler. Hastalığa karşı tepkilerini bazen havale şeklinde belli ederler.

Belirtileri:
• Çocuk her şeye sinirlenerek huzursuzluğunu açığa vurur.

• Yüzü morarır, sık nefes alır.

• Kollarda, bacaklarda ve yüzde titremeler baÅŸlar ve sarsılmalar görülür. Bu belirtilere “ihtilaç halleri” denir.

• Baş geriye düşer, göz bebekleri kayar ve göz akları görünür.

• Nihayet çocuk şuurunu kaybeder.

• Sarsılmaların ve şuur kaybının süresi, havaleye sebep olan hastalığın şiddetine bağlı değişmeler gösterir. Yarım saat kadar uzayabilir.

• Sarsılmalar son bulunca, çocuk şuurunu yavaş yavaş toplayarak kendine gelir. Ağlayarak uykuya yatar.

Ne Yapmalı
• Havalenin şokunu hafif atlatması için yatağına yatırıp, üzerini örtünüz.

• Ateşinde yükselme olursa, başına soğuk suya batırılmış bir havlu veya buz torbası koyunuz.

• Havaleye sebep olan hastalığın teşhis ve tedavisi için mutlaka bir çocuk doktoruna gösteriniz.

Hazır mama bebek maması mamalar

Posted by Keops | Bebek Çocuk Sağlığı | Pazar 1 Ağustos 2010 23:10

√ Anne sütüne ek olarak bebeklere hazır mama veya hazır mama ile beslenme olanağı yok ise uygun hazırlanmış inek sütü veya yoğurt verilir.
√ İnek sütü veya yoğurt ilk dört haftada 1 ölçek süt, 1 ölçek su şeklinde, 1-4 ay arası 2 ölçek süt, 1 ölçek su şeklinde sulandırarak verilir.
√ 100 gr süte 5 gr (1 tatlı kaşığı) şeker ve 1 çay kaşığı bitkisel sıvı yağ eklenerek kalorisi arttırılır.
√ Şeker yerine pekmez kullanmak daha yararlıdır.
√ Karışık beslenmeye geçilen bebeklerde 4 haftalıktan sonra meyva sularına başlanır.

♥ 100 ml içilmeye hazır mamadaki değerler

içerik anne sütü prematil nenatal humana 0 premcare preaptamil
protein(%g) 1,1 2,1 2,2 2 1,85 1,5
kazein/whey 40/60 40/60 40/60 50/50 40/60 40/60
yaÄŸ(%) 4,5 5 4,4 3,8 3,95 3,6
bitkisel(%) 45 90 50
süt yağı(%) 100 55 10 50
linoleik asit(g) 0,3 0,6 0,7 0,08 0,4 0,59
alfa linolenik asit 0,08 0,55
araÅŸidonik asit 0,017 0,026
dokosaheksanoik asit 0,015 0,018
ekosapentanoik asit 0,003
gama linolenik asit 0,008
karbonhidratlar(g) 6,8 7,7 8 8,2 7,2 7,2
laktoz 6,8 4,9 4 5,9 7,2
maltodekstrin 4 2,3
sükroz
enerji(Kcal) 67 80 80 75 72 67
osmolarite(mosm/L) 270 255 245 280 260
mineraller
Na(mg)

Hemofilus influenza tip b aşısı

Posted by Keops | Bebek Çocuk Sağlığı | Pazar 1 Ağustos 2010 23:04

• Hemofilus influenza Tip B Aşısı (Hib)
BeÅŸ yaşından küçük çocuklarda ciddi mikrobik hastalıkların en sık nedenlerinden birisi olan “Hemofilus influenza tip b” özellikle süt çocuklarında menenjite neden olmaktadır. Bu özelliÄŸi nedeniyle hastalığa karşı geliÅŸtirilmiÅŸ olan Hib aşısı ülkemizde “menejit aşısı” olarak tanınmaktadır. Oysa bu mikrop menejit dışında kanda mikrop üremesi, zatürre, kalp zarı iltihabı ve eklem iltihabı gibi ciddi seyreden baÅŸka hastalıklara da yol açmaktadır.

“Hemofilus influenza tip b” menenjiti geçiren çocuklarda sağırlık ve zeka geriliÄŸi gibi ağır kalıcı deÄŸiÅŸiklikler meydana gelebilmektedir. Bu ağır sekeller nedeniyle hastalığın önlenmesine yönelik yoÄŸun araÅŸtırmalar sonunda 1980 yılında bu gün kullnadığımız Hib aşısı geliÅŸtirilmiÅŸ ve kullanıma girmiÅŸtir.

Çocuklarda deÄŸiÅŸik yaÅŸ gruplarında bağışıklık sisteminin aşılara verdiÄŸi yanıtlar farklılık gösterdiÄŸinden, 0 – 6 ay arasında Hib uygulanmaya baÅŸlanan çocuklara 1-2 ay arayla 3 kez aşı yapılması, son dozdan 1 yıl kadar sonra injeksiyonun tekrarı gerekmekteyken; 6 – 12 ay arasında Hib’le aşılanmaya baÅŸlanan olgularda 3 yerine 2 doz verilmesi, yine son dozdan 1 yıl sonra tekrarlanması yeterli olmaktadır.

Bir yaşından büyüklere ise tek doz Hib yapılır. Aşının koruyuculuğu, şemaya uygun biçimde verildiğinde 5 yıl kadar devam etmektedir. Beş yaş üzerindeki çocukların aşılanmasına gerek yoktur.

Ancak aşağıda sıralanan durumlarda büyük çocuklara da uygulanması önerilmektedir:
√ Orak Hücre Hastalığı olanlar,
√ Dalağı ameliyatla çıkarılmış olanlar,
√ Doğumsal bağışıklık yetmezliği olanlar,
√ Kanser ve ilaç tedavisi nedeniyle bağışıklık yetmezliği gelişenler,
√ AIDS’liler,
√ Kemik iliği nakli yapılanlar.

1 / 41234